| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
15 "oyun" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"oyun" etiketi kullanan diğer içerikler resimler, videolar

İşte Sıfır Makyaj Ebru Gündeş


Yapımcı sevgilisi Osmantan Erkır ile birlikte önceki akşam bebek'te bir restaurant'ta akşam yemeği yiyen Ebru Gündeş, makyajsız haliyle şaşırttı.

Makyajsız bir halde objektiflere poz vermek istemeyen Gündeş, çıkışta sevgilisi Osmantan Erkır ile hızla otomobiline binerek kendisine yöneltilen soruları yanıtsız bıraktı.

Hadise'den Kayseri'de müthiş frikik

Kayseri'de konser veren ünlü şarkıcı seksi kıyafetiyle yürek hoplattı.



Kayseri'de sahne alan pop müziğinin sevilen ismi Hadise hayranlarına unutulmaz bir gece yaşattı.

Hadise, Eurovision şarkı yarışması öncesi Kayseri'de son konserini verdi. Bir sucuk firmasının davetlisi olarak Kayseri'ye gelen Hadise, Kadir Has Kongre ve Spor Merkezi'nde hayranları ile buluştu. Dansçılarıyla birlikte sahneye çıkan Hadise, seksi elbisesi ve dans şovuyla dikkat çekti. Şık kıyafeti ve sahne performansıyla izleyenleri büyüleyen Hadise, hayranlarından tam not aldı. Hayranlarının isteği üzerine platformdan salona inen Hadise'ye dokunmak istenen hayranları, adeta birbirleriyle yarıştı. Ünlü şarkıcıyı dinlemeye gelenler, cep telefonlarıyla fotoğraf çekmek için de uzun uğraş verdiler.

Yaklaşık 2 saat sahnede kalan Hadise, sevenlerinin alkışları arasında konserini tamamladı.

Geceyi Kayseri'de geçiren Hadise, sabah saatlerinde kentten ayrıldı.


KENDİSİNE ŞÖHRET KAPILARINI ARALAYAN “KALÇALARI” KÜRESEL ISINMAYA MARUZ KALDI!.. POPOSUYLA NAM SALAN JENNIFER LOPEZ, HER GEÇEN GÜN DAHA DA ERİYEN KALÇALARIYLA DİKKAT ÇEKTİ!

KENDİSİNE ŞÖHRET KAPILARINI ARALAYAN “KALÇALARI” KÜRESEL ISINMAYA MARUZ KALDI!.. POPOSUYLA NAM SALAN JENNIFER LOPEZ, HER GEÇEN GÜN DAHA DA ERİYEN KALÇALARIYLA DİKKAT ÇEKTİ!

 


Milan'da yapılan Dolce&Gabbana moda şovuna katılan Jennifer Lopez bu kez küçülen kalçalarıya dikkat çekti.İkizlerinin doğumundan sonra sıkı egzersiz programı uygulayan Lopez'in kendisini ünlü eden vücut hatlarını kaybettiği ifade edildi.

 

 

 

 

Arkadaşını 4 gün denizaltıyla gezdirdi

DENİZ Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı denizaltıya sivil arkadaşını alarak Marmaris’ten Gölcük’e kadar götüren denizaltı komutanı binbaşı hakkında dava açıldı. Akşam Gazetesi'nden Ersin Bal'ın haberine göre, askeri mahkemede “emre itaatsizlikte ısrar” suçundan yargılanan denizaltı komutanı sanık binbaşı önce “beraat” etti.

Davanın temyiz incelemesini yapan Askeri Yargıtay, “beraat” kararını suç vasfı yönünden bozdu ve eylemi “komutanlık görevini kötüye kullanmak” suçu olarak değerlendirdi. Ancak bu suçtan mahkumiyet kararı verilebilmesi için “kamu zararının oluşması” veya “haksız kazanç sağlanması” gerekiyor. Yerel mahkeme bu kriterleri tespit edemezse, sivil arkadaşını Marmaris’ten Gölcük’e götüren denizaltı komutanı “beraat” edecek.

Askeri Yargıtay Daireler Kurulu’nun kararına konu olay 2002 yılında Marmaris’te başlayıp Gölcük’te sonuçlandı. Marmaris Aksaz Üssü’nde görevli “Saldıray” adlı denizaltının komutanı binbaşı, denizaltının bakımı için Gölcük Üssü’ne giderken denizaltılara meraklı yakın arkadaşı S.K.’nın ısrarı üzerine denizaltıya aldı. 4 gün yolculuk sonunda denizaltı Gölcük’e ulaştı. Dava süreci ise bu gelişmenin ardından başladı

Aç Bırakılarak Öldürülecek!

İtalya’da 16 yıldır bitkisel hayatta olan Eluana Englaro’ya ailesinin rızası ile ötanazi yapılması hakkını elde etti. Ancak kızın ölüm şekli italyayı ayağa kaldırdı.

İtalya’da 16 yıldır bitkisel hayatta olan Eluana Englaro’ya ailesinin rızası ile ötanazi yapılması hakkını elde etti. Genç kızın nasıl ve nerede öldürüleceği tartışılıyor. Bu yöntemlerden biri "aç ve susuz bırakarak" öldürmek.

16 YILDIR BİTKİSEL HAYATTA

37 yaşındaki Englaro, 21 yaşında trafik kazası geçirip komaya girdi, sonraki 16 yılı yaşam destek ünitesine bağlı geçirdi. Baba Beppino Englaro, kızının yaşam destek ünitesinin fişinin çekilmesi için hukuki mücadele başlattı. Talebi üç kere reddeden mahkeme, bu kez 2008 yılında kabul ederek Eluana’ya ölüm izni verdi. Karar, İtalya’da bir ilk.
NASIL ÖLDÜRÜLECEK?

Ancak bu kararın nasıl ve nerede uygulanacağı sorun oldu. Bölgesel yönetim, kararın kendi sınırlarında uygulanmasına izin vermeyince, Eluana’nın ölümünün gerçekleştirilmesi için yer aranmaya başlandı.

AÇ VE SUSUZ BIRAKMA YÖNTEMİ

Englaro ailesinin devletten yardım isteyerek "Aç ve susuz bırakma" yöntemi ile yaşama son verme önerisi tartışılırken, Papa, "Yaşam kutsaldır ve başka bir varlık ya da yargıçlar yaşam hakkını kimsenin elinden alamaz" dedi. Ötanazinin fiş çekerek değil, aç ve susuz bırakarak gerçekleşmesi fikrine, sivil toplum örgütleri de karşı çıkıyor.

VATİKAN: BU BİR CİNAYET

Ötenaziye karşı çıkan vatikan da bu karara sert tepki gösterdi. Vatikan "Sağlık Bakanı" Kardinal Javier Lozano Barragan, "Eluana’nın yeme ve içmesini kesmek, cinayetle aynı kapıya çıkıyor, bu onu açlık ve susuzluğa, korkunç bir sona mahkum etmekdemektir" diye konuştu.

ANCAK 15 GÜNDE ÖLÜR

Eluana Englaro’nun doktoru, nöroloji uzmanı Carlo Alberto Defanti, mahkeme kararına dayanarak, Eluana’nın yaşam destek ünitesiyle bağının birkaç gün içinde kesilebileceğini söylüyor. Aileye yardıma hazır olduğunu belirten doktor, Eluana’nın ölümünün 15 gün sürebileceğini belirtiyo

Aysun ve Müjde'ye geciktirici takıldı

Gaflar pes ettirdi, Aysun ve Müjde'ye geciktirici geliyor..

NTV'de canlı yayınlanan 'Haydi Gel Bizimle Ol'un sunucularından Müjde Ar ve Aysun Kayacı'nın cesur sözleri kanalı önlem almaya itti. Özellikle NTV'nin ekran süsü Aysun Kayacı'nın gafları kanalı pes ettirdi. Biliyorsunuz Aysun'un canlı yayında freni boşalınca kırılmadık cam, devrilmedik çam kalmıyor. Bu durumdan artık rahatsız olan NTV konuyla ilgili ilk önlemini aldı.

GECİKTİRİCİ KULLANILACAK
Haydi Gel Bizimle Ol canlı yayınlanırken geciktirici kullanılacak. Bu geciktirici sayesinde konuşmalar 5 saniye sonra ekrana geliyor. Ekrandakiler cesur sözler ederlerse yönetmen bu 5 saniyelik sürede o sözleri BİP'leyerek yayına veriyor.

Hakan Rıdvan'a meydan okudu

NTV’de milyonlara seslenen eski yıldız futbolcu yıllık 700 bin dolar kazanıyor. Dilmen’i Lig TV’den Erman Toroğlu 500 bin dolar, NTV Spor’dan Sergen Yalçın 400 bin YTL ve Show TV’den Ahmet Çakar 350 bin YTL ile takip ediyor

TÜRKİYE’DE futbol kamuoyunun gündemini takımlar kadar TV’deki spor programları da belirler hale geldi. Özellikle eski futbolcu ve hakemlerin yer aldığı programlar kimi zaman şova ve söz düellosuna dönüyor. Kimisi ekranda ‘Bikini giyerim’ diyor, futbolcuya ‘Köpek’ gibi hakarete varan kelimeler kullanıyor. (Ahmet Çakar - Show TV). Kimi iddiaya girip kulağa küpe takıyor (Adnan Aybaba-FOX TV). Biz de bu isimlerin şovlarına karşılık ne kadar kazandıklarını araştırdık. Yorum dünyasının yıldızı, NTV’den Rıdvan Dilmen çıktı. Fenerli eski millli futbolcu, 3 büyüklerin ve Milli Takım’ın her maçından sonra NTV’de yaptığı %100 Futbol programı için yıllık 700 bin dolar alıyor. NTV Spor’da Sergen Yalçın yıllık 400 bin YTL, partneri Hakan Ünsal ise 300 bin YTL kazanıyor.

Şansal Büyüka ile Lig TV’de Maraton’a çıkan Erman Toroğlu’nun yıllık ücreti 500 bin dolar. Ahmet Çakar, Show TV’deki 6 Pas için yıllık 350 bin YTL alıyor.

NTV’de ayrıca Hıncal Uluç, Mehmet Yılmaz ve Haşmet Babaoğlu ekrana geliyor. Uluç 300 bin YTL alıyor. 24’te Bilgin Gökberk, Deniz Gökçe ve Güven Taner; Fox’taki Tribün Ateşi’nde Adnan Aybaba, Ersan Çelik, Engin Verel ve Hayri Hiçler; TRT’de Stüdyo Futbol’da Ömer Üründül ve Mehmet Demirkol; Kanaltürk’teki Telegol’de Ziya Şengül, Gökmen Özdenak, Tanju Çolak ve Cem Papila programa çıkıyor. Yorumcuların kazançları program başına 1.5 ile 3 bin YTL arasında değişiyor. Turgut ASLAN

Rıdvan ağabeyden az almam

TRT ile futbol yorumcusu olarak söz kesen Hakan Şükür, daha önce NTV ile anlaşamadı. Kanal yöneticileriyle görüşme yapan Kral’ın ‘Seve seve ekrana çıkarım ama en çok para alan ben olurum’ dediği belirtildi. Hakan’a yıllık 350 bin euro (yaklaşık 700 bin YTL) öneren NTV yöneticilerinin ise ‘Bizim yıldızımız Rıdvan Dilmen. Yıllardır birlikte çalışıyoruz. Ondan fazla veremeyiz’ dedikleri öğrenildi. Yıllık 700 bin dolar (yaklaşık 1 milyon 150 bin YTL) alan Dilmen’den azını kabul etmeyen Şükür, rotayı TRT’ye çevirdi. Genel Müdür İbrahim Şahin, eski milli yıldızla bizzat görüştü. Kral’ın yıllık 700 bin YTL’ye anlaştığı öğrenilirken, Şahin ‘Görüşmede para konuşmadık. TRT primitif kanal olarak kalsın isteniyor. Ama nasıl birileri Rıdvan Dilmen’i alıyorsa, biz de Hakan Şükür’ü alacağız’ dedi

İşten çıkarılmamayı grup seksle kutladılar

Lloyds/TSB bankası tarafından 12 milyar sterlinlik bir anlaşmayla alınan ve batmaktan kurtulan HBOS bankasının çalışanları çıldırdı.

İşten çıkarılmayacaklarını öğrenen banka çalışanları, ödül gecesi için Chester’daki Rawton Hotel’de buluştu. 100 kişinin katıldığı ve kutlama gibi geçen gece, kokainin de kullanıldığı grup seks partisine dönüştü.

Vergi mükellefleri sayesinde kurtulan HBOS, disiplin soruşturması başlatılacağını açıkladı

İşte Yeşil'in ölümüne delil olan ses kayıtları

İşte savcı ile Yeşil öldü diyen ihbarcı arasındaki telefon konuşmaları

SAVCILIK yaptığı dönemde İzmir'in Ödemiş İlçesi yakınlarında bulduğu kimliği belli olmasın diye el ve ayak derileri yüzülmüş, gözleri oyulmuş bir kişinin ‘Yeşil’ kod adlı Mahmut Yıldırım olduğunu iddia eden Sacit Kayasu’nun bu konudaki ‘En önemli delili’ olan telefon görüşmesi ses kaydını DHA ele geçirdi.

Emekli savcı Sacit Kayasu'nun iddiasına göre kendisiyle adının Mehmet olduğunu söyleyen ihbarcı arasındaki bu konuşmalar cesedin bulunmasından yaklaşık 4 ay sonra Ocak 1999 yılında başladı, aynı yılın nisan ayına kadar devam etti. Bu konuşmalardan bazılarını kayda alan savcı Kayasu’ya göre Ödemiş yakınlarında kendisinin incelediği erkek cesedinin Yeşil’e ait olduğunu işte bu ihbarcının söyledikleri de doğruluyor.

İŞTE O SES KAYITLARI

Mehmet - Konuşma anlaşılmıyor....

Savcı - İyi akşamlar. Rica ederim. Buyrun.

Mehmet - İşlerim var sağda solda. Ödemiş’e geldim.

- Konuşmalar anlaşılmıyor -

Savcı - Ödemiş’e gelmişken görüşseydik.

Mehmet - Yarın geleceğim.

Savcı - Yarın tamam. Evet. Tamam... Kaseti gelirken bir zahmet getir de. Kaseti de getir gelirken.

Mehmet - Ben oraya getiririm.

Savcı - Tamam oldu. Yarın sen beni arar bulursun. Ben seni bulamam.

- Konuşmalar anlaşılmıyor -

Savcı - Tamam oldu. Oldu. Yarın görüşürüz. İyiakşamlar. Sağol.

‘ORADA SORGULANDI. ORADA ÖLDÜRÜLDÜ KEMALPAŞA’DA’

Mehmet kod adlı esrarengiz kişi o zamanlar görevine devam eden Savcı Sacit Kayasu’yu sık sık arıyor. Telefon görüşmelerinde Mehmet adlı kişinin rahat konuşamadığı seziliyor. Yerinin tespit edilmesinden endişe duyan Mehmet sık sık güvenli bir yerde buluşmaktan da bahsediyor.

Mehmet - ....Daha iyi olmaz mı?

Savcı - Nereye göndericen ?

- Mehmetin konuşmaları anlaşılmıyor.

Savcı - Evet. Evet.

Mehmet - Cavit Çağlar’dan tutun da. Hepsi olayların içinde yani.

Savcı - Mutlaka mutlaka.

- Konuşmalar anlaşılmıyor -

Savcı - Vallahi ben seni o şekilde tehlikeye atmam. Arena’ya çıkmana da gerek yok.

- Konuşmalar anlaşılmıyor -

Mehmet - Orada sorgulandı. Orada öldürüldü Kemalpaşa’da. Herşeyi biliyor. Elimizden gelen şu var. Nasıl istiyorsan öyle yapayım.

Savcı - Tabii tabii dinleniyor.

- Konuşmalar anlaşılmıyor -

Savcı - Şimdi Ödemiş’in içerisinde olsun daha güvenli olur. Arkadaşlar için de. Ben değil bir başka arkadaşı gönderirim ben. Böylelikle. Tamam. Onları da tehlikeye atmamış oluruz böylelikle. Tamam ne şekilde nerede buluşacağız?

- Konuşmalar anlaşılmıyor -

Savcı - Sen beni cepten aradın ama bak!

Mehmet - Cepten aradım ama yer tespit ediliyor.

Savcı - Evet o da doğru. Şu da var. Sen beni telefon kulübesinden ararsan yerin tespit edilemez. Onu şey yapma.

Mehmet - Öyle mi?

Savcı - Tabii tabii. Telefon dinlendiği için buluşacağımız yeri burada söyleme.

Mehmet - Onu söylemeyeceğim. Yalnız ben o zaman şeyden arayacağım.

Savcı - Makamım da olurum da. Cepten ara yine. Cepten ara dediğim gibi telefon kulübesinden ara. Saat kaçta nerede buluşulacaksa ona göre ayarlayalım. Onu o şekilde halledelim. Tamam oldu iyi akşamlar. Estağfurullah iyiakşamlar.

‘YEŞİL ÖLDÜ’

Savcı Sacit Kayasu ile Mehmet adlı kişi arasındaki bir başka telefon konuşmasında ise, Mehmet kendini tanıtıyor. Konuşmalarda Mehmet nereli olduğundan bahsediyor. Yeşil’in cep telefonundan da bahsedilen konuşamalarda Mehmet adlı kişi, Yeşil’in telefonu olduğunu iddia ettiği bir telefon numarası veriyor. Bu telefon numarasının da Sedat Peker’in adamı olan Mehmet Çepni adına alındığını belirtiyor. Yeşil ile Mersin’de Silopi’de, Kuzey Irak’ta birlikte olduğunu söyleyen Mehmet adlı kişi Yeşil’in öldüğünü de söylüyor. Bu telefon konuşmasında, Mehmet, Savcı Kayasu ile diğer telefon konuşmalarında da bahsedilen kasetten söz ediyor ve bu kasedi bayramdan sonra verebileceğini belirtiyor.

İŞTE İHBARCI’NIN ŞOK SÖZLERİ

Savcıyla ihbarcı arasında geçen konuşmaların bir bölümü var ki, o bölüm diğerlerinden kolayca ayrılıyor. Çünkü ihbarcı bu konuşmada savcıyı ikna etmek için ve kendine inandırmak için bir çok ayrıntı veriyor. Ve o çarpıcı konuşmada kimliğini de açıklayarak neredeyse savcıya soru sormaya bile fırsat vermeden soluk almadan bildiklerini sıralamaya başlıyor.

Mehmet - Size güveniyorum. Savcı olduğun için ben sana güveniyorum. Ve bak. Benim gerçek adım Mehmet. Mehmet Dal. Ben Mardinliyim. Tamam mı? Ben Mardinliyim. Yeşil ile bir hayli arkadaşlığımız oldu. Mersin’de, Mardin’de Silopi’de, Kuzey Irak’ta. Tamam mı? Ve Yeşil öldü. Yani ben sana Yeşil’in telefonu da vereyim. Cep telefonu şu an kullanılmamakta. Yeşil cep telefonunda Sedat Peker’in bir adamı adına.... tarafından yani bu onun adına çıkarılmıştır. Bu telefonu da ben sana vereyim. 0532... Şu an daha evvel yani irtibatta olduğum insanlar vardı. O telefonu da ben size vereyim. 250 .....Yani şu anda bu kadarını size verebilirim.”

Savcı - Tabii tabii. Şimdi sen yalnız o göndereceğin belgeleri niye bayramdan sonra gönderiyorsun?

Mehmet - Savcı bey benim bazı bildiğim bazı şeyler var. Hani biliyorum da şu an dinliyorlar.

Savcı - Muhakkak muhakkak.

Mehmet - Biliyorum dinliyorlar, ama eğer yani bazı şeyleri çıkaracaksak kellemize de razıyım. Olayların gerçeğini ortaya çıkracaksak ben kelleme razıyım, herşeye varım

ARKADAŞLAR LÜTFEN ALKIŞŞŞŞ

> Lisedeki Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ögretmenimiz Aids' in açilimini
> yapiyor: (A)llaha (I)syaneden (D)eyyuslarin (S)onu... diyen hocaya,
-------------------------------------------

> 18.000 YTL kredi karti borcum oldugunu ögrenenince; 'Keske korunsaydim'.
> diyen babaya
> -------------------------------------------
> Misafir odasinda baca deligi olmadigi halde 'Anne sobayi bu sene misafir
> odasina kuralim mi?' diyen abime, 'Olur, boruyu da k.çina sokariz, kafani
> camdan çikarirsin, sorun olmaz.' diyen anneye
> -------------------------------------------
> Kaza mahalinde elinde cep telefonuyla kosturup '112'nin numarasi neydi?'
> diye bagiran sarisina,
> --------------------------------------------
> Birbirlerine ana avrat küfür eden iki kisinin arasina girip ikisine de
> birer tokat atan ve 'Analar kutsaldir, analara küfür etmeyin, o.
> çocuklari!!' diyen Karadenizli agir abiye,
> ----------------------------------------------
> Annesine kizip,buharli ütünün içine isemeyi akil eden! Annesini buram
> buram çis kokulariyla isyerine yollayan! Annesi; ancak arkadaslari
> ''acayip kokuyorsun'' dediginde isi çözen anneye ve cocuguna,
> ----------------------------------------------
> Banyonun lambasi yanmayinca elektrikler kesik zannedip yarim saat
> gelmesini bekleyen. Beklerken de canim sikilmasin diye televizyon seyreden
> kisiye
> --------------------------------------------------
> Ailecek televizyon izlerken üst komsu küçük oglunu göndermis. Çocuk anneme
> ''X teyze, annem dedi ki, bari haberleri açsinlar da, biz de dinleyelim''
> Biz de kirmadik, açtik. Ailecek çok iyi niyetli oldugumuzdan,
> televizyonlari bozuk sandik. Yüksek sesten dolayi bize laf soktuklarini
> anlamamiz çocugun ikinci gelisinden sonra oldu. Bu olayi yasayan aileye,
> --------------------------------------------------